<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DIDF</title>
	<atom:link href="http://didf.de/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://didf.de</link>
	<description>Föderation Demokratischer Arbeitervereine</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 May 2013 12:02:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>de-DE</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>‘Emekçilerin barış ve dayanışma şöleni’</title>
		<link>http://didf.de/?p=3039</link>
		<comments>http://didf.de/?p=3039#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 May 2013 11:51:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=3039</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) 1 Haziran&#8217;da Essen Grugahalle&#8217;de geleneksel Emek Şenliği&#8217;ni yapıyor. 8 bin kişinin beklendiği bu büyük şenliğin organizasyonu da büyük çaba harcanmasını gerektiriyor. DİDF Yürütme Kurulu üyesi Düzgün Altun&#8217;la etkinliğin programı, içeriği ve hedefleri üzerine görüştük. &#160; Etkinliğin boyutunu dikkate aldığımızda, büyük bir çaba ve güç [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/gece_afis.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3024" alt="gece_afis" src="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/gece_afis-150x150.jpg" width="150" height="150" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) 1 Haziran&#8217;da Essen Grugahalle&#8217;de geleneksel Emek Şenliği&#8217;ni yapıyor. 8 bin kişinin beklendiği bu büyük şenliğin organizasyonu da büyük çaba harcanmasını gerektiriyor. DİDF Yürütme Kurulu üyesi Düzgün Altun&#8217;la etkinliğin programı, içeriği ve hedefleri üzerine görüştük.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Etkinliğin boyutunu dikkate aldığımızda, büyük bir çaba ve güç gerektirdiğini görüyoruz. Şenlik programında neler var?</i></p>
<p>Tabi ki böyle bir etkinliği düzenlemek yoğun bir çaba gerektiriyor. Kolay bir şey değil ama biz her iki yılda bir Emek Şenliği düzenliyoruz, yani deney sahibiyiz. Bu şenliğimizi de başarıyla gerçekleştireceğimize eminiz.</p>
<p>Bu yıl da kapsamlı ve renkli bir programımız var. Şenlik öncesi iki konferans yapılacak. Konferanslardan birinin konusu Ortadoğu&#8217;daki durum ve Türkiye&#8217;deki son gelişmeler. Türkiye&#8217;den Aydın Çubukçu ve Adil Zozani gibi tanınmış konuşmacılarımız var. Tanınmış politikacı ve parlamento dışı kitle hareketi sözcülerinin katılacağı diğer konferansımız Almanca yapılacak ve ırkçılığa karşı mücadele, faşist örgütlerin ve propagandalarının yasaklanması konusu ele alınacak. Konferanslar Grugahalle&#8217;nin konferans salonlarında gerçekleştirileceğinden izleyicilerin saat 17.00&#8242;den itibaren başlayacak şenliğe katılmaları sorun olmayacak.</p>
<p>Kültürel programa gelince; katılanların dolu dolu saatler geçireceğinin garantisini verebiliriz. Türkiye&#8217;nin en tanınmış müzisyenlerinden Erkan Oğur aramızda olacak. Erkan Oğur, aynı zamanda İsmail Hakkı Demircioğlu ve Kürt sanatçı Mikail Arslan&#8217;la birlikte sahneye çıktığı konserlerle neredeyse dünya çapında tanınan bir müzisyen. Bu sanatçıların klasik Anadolu müziği ve şarkılarıyla Kürt müziğinin sentezinden oluşan konserleri eşşiz güzellikte. Türkiye&#8217;nin Pavarottisi olarak nitelenen Erdal Bayraktaroğlu, seçkin müzisyenlerden oluşan grubu ve hareketli türküleriyle keyifli dakikalar yaşatacak. Bandista grubu antifaşist, mücadeleci şarkılarıyla başta gençler olmak üzere herkesi canlandıracak ve dans ettirecek. DİDF grupları, genç müzisyenler Yasemen-Deniz ve Almanca mücadele şarkıları Bochum DİDF Korosu yanısıra 40 kişilik Makedonya Halk Dansları Grubu da programımızda yer alıyor. Kısacası çok renkli ve seçkin bir program hazırladık&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Sentezden söz ettiniz. Bu, konuklarınız açısından da göze çarpıyıor: Sendikacılar, politikacılar ve ırkçı saldırların kurbanları da konuklarınız arasında yer alıyor.</i></p>
<p>Buna çok önem veriyoruz. Etkinliğimizi &#8216;Emek Şenliği-Sivas ve Solingen&#8217;in 20. Yılında Barış ve Dayanışma için!&#8217; sloganıyla düzenliyoruz. Bu bir anma toplantısı değil, barış, dayanışma ve ırkçılığa karşı mücadele mesajının verildiği bir etkinlik olacak. Konuklarımızı da bunu esas alarak davet ettik: Ver.di sendikası başkanı Frank Bsirske, Sol Parti&#8217;den Oskar Lafontaine, Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen, Türkiye&#8217;den EMEP Genelbaşkanı Selma Gürkan, BDP milletvekili Adil Zozani, Opel İşyeri İşçi Temsilciliği Başkanı Riner Einenkel, Duisburg Thyssen-Krupp BR üyeleri, Hamburg Neupack BR temsilcileri ve işyerleri için mücadele eden değişik işletmelerin işçileri de konuklarımız arasında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Gece ile ilgili hazırlıklar ne durumda?</i></p>
<p>Her alanda ve derneklerde yoğun çalışma sürdürülüyor. Bütün örgütlerimiz ve üyelerimiz, güçlü bir katılım sağlamak için adeta devrimci bir yarış içindeler. Şimdiye kadar olumlu tepkiler aldık. Ruhr Bölgesi dışında 22 şehirde otobüsler tutuldu. Çoğunluk kendi araçlarıyla gelecek. Her üyemizin ve derneğimizin salonun dolması ve etkinliğin başarılı geçmesi için elinden geleni yaptığına inanıyoruz. Gençlik örgütümüz binlerce genci geceye katmak ve gelenleri karşılamak için tüm yaratıcılığını kullanıyor. Geceye kadarki haftalar bizim açımızdan çok hareketli olacak. Şairin dediği gibi, ‘Yüz metrenin en hızlısını koşmak istiyorsan, öncesinden binlerce kilometre koşmalısın&#8230;’  Şunu hepimiz biliriz ki, 8 bin insanın katılmasını sağlayacaksak, en az 20 bin insana gitmeliyiz. Demek istediğim şu dur ki, on binlerce genç ve emekçiyle yüz yüze geleceğiz ve etkinliğimiz üzerine konuşacağız, yani dünyada ve Almanya’da olan bitenler üzerine konuşacağız ve bizim bu konulardaki fikirlerimizi ve politikamızı onlarla paylaşacağız. Yukarıda da belirttim, kolay bir iş değil, fakat yüksek bir güven ve enerjiyle işe sarıldığımız için, sonucundan kuşku duymuyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Etkinlikte hangi politik talepler öne çıkarılacak?</i></p>
<p>Geride bıraktığımız dönem Almanya ve genel olarak dünyada birçok şey yaşandı. İnsanların gelecekle ilgili endişeleri günden güne artıyor. Günlük sıkıntılar milyonlarca emekçiyi çıkmaza sokmuş durumda. Egemenler bir yandan krizi atlattık derken, diğer yandan bizi zor günlerin beklediğini söylüyorlar. Ne olursa olsun kemerlerimizi sıkmak zorunda bırakılıyoruz. Zenginler gittikçe daha zenginleşiyor, yoksullar gittikçe daha yoksul hale geliyor.<i> </i>Tekeller rekor kar elde etmelerine rağmen işçi çıkarıyor, çalışma koşullarının daha da kuralsızlaştırılması ve ücretlerin düşürülmesini talep ederek serveti üreten işçilere hiçbir şey vermek istemiyorlar. Yapılan son araştırmalarda’da görüldüğü gibi, 1,3 milyon Emekçi çalıştığı halde Hartz 4 almak zorunda. Almanyada hala, sektörel olanları bir yana bırakırsak, asgari ücret meselesi çözülmedi. Son TİS&#8217;lerle pek de birşey elde edilmedi. Metal ve elektronik alanında nasıl bir sonuç elde edilecek göreceğiz. Yüzde 5,5&#8242;lik zam talebi  patronların iddia ettikleri gibi yüksek falanda değil. Opel Bochum&#8217;da olanlar kabul edilecek şeyler değil. Bu nedenlerle mücadelenin sürdüğü işletmelerden işçileri şenliğimize davet ettik. Güçlü bir dayanışma mesajı vermek istiyoruz. Dayanışma bugün her zamankinden daha da önemli. Unutmayalım ki, işçiler emekçiler gücünü birliğinden alır. Bu birliği oluşturmalıyız, dayanışmayı örmeliyiz. Başka çıkış yolu yoktur.   <i></i></p>
<p>NSU cinayetleri ve bu konuda devlet kurumlarının rolü korkutucu. Solingen katliamının 20. yılında ırkçılık ve bölünme güçlendirilmeye devam ediyor. Faşist şiddet sadece göçmenleri değil, bu ülkede yaşayan herkesi tehdit ediyor. Naziler tarafından öldürülen 180 kişinin çoğunluğunu Almanlar oluşturuyor. Irkçılığa karşı mücadele toplumsal ve sosyal mücadele ile daha sıkı ilişki içinde sürdürülmeli ve görülmelidir. Bunu etkinliğimizde özellikle vurgulamak istiyoruz.</p>
<p>Savaşlara ve emperyalistlerin Suriye ve İran gibi ülkelerin içişlerine müdahalesine karşı olduğumuzu  da vurgulayacağız. Türkiye&#8217;deki barış sürecini tüm kalbimizle destekliyoruz. Hiç bir ipotek konmadan Kürt halkı haklarına kavuşturulmalıdır.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki gelişmeler Almanya&#8217;daki yaşamı da etkiliyor. Milliyetçi güçler burada da barış süreci ve demokrasi hareketine karşı halk içinde propaganda yaparak örgütlenmeye çalışıyorlar. Şenliğimizde ise binlerce kişi barış ve demokrasiye verdiği desteği haykıracaktır!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>PDF olarak indir:</p>
<p><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/05/didf_gece_turkce_bildiri.pdf">didf_gece_turkce_bildiri</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=3039</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fest der Arbeit</title>
		<link>http://didf.de/?p=3033</link>
		<comments>http://didf.de/?p=3033#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 May 2013 11:47:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=3033</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; Die DIDF (Föderation der demokratischen Arbeitervereine) organisiert am 1. Juni in Essen in der Grugahalle eine Großveranstaltung. Erwartet werden über 8000 Teilnehmer und Gäste. Eine derartige große Veranstaltung zu bewältigen, ist eine organisatorische und logistische Herausforderung. Wir haben mit Düzgün Altun aus der Bundesgeschäftsführung der DIDF über das Programm, über die [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/05/didf-Fest-der-Arbeit.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3034" alt="didf-Fest der Arbeit" src="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/05/didf-Fest-der-Arbeit-150x150.jpg" width="150" height="150" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Die DIDF (Föderation der demokratischen Arbeitervereine) organisiert am 1. Juni in Essen in der Grugahalle eine Großveranstaltung. Erwartet werden über 8000 Teilnehmer und Gäste. Eine derartige große Veranstaltung zu bewältigen, ist eine organisatorische und logistische Herausforderung. Wir haben mit Düzgün Altun aus der Bundesgeschäftsführung der DIDF über das Programm, über die Inhalte und Ziele des Events gesprochen.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Wenn wir uns die Dimension der Veranstaltung angucken, wird es sicherlich enorme Kraft und Mühen kosten, diese zu stemmen. Was erwartet die Gäste im Programm..</i></p>
<p>Es ist schon richtig, dass so eine Veranstaltung eine enorme und konzentrierte Arbeit erfordert. Leicht wird es nicht, aber wir organisieren ja alle zwei Jahre solch eine Veranstaltung. In sofern werden wir auch dieses Mal ein erfolgreiches Fest erleben. Dieses Jahr haben wir ein sehr vielfältiges Programm. Zwei Stunden vor der Abendveranstaltung werden wir zwei Konferenzen ausrichten. Die eine Konferenz wird über die Lage im Nahen Osten und die aktuellen Entwicklungen in der Türkei gehen. Hier haben wir bekannte Gäste wie Aydin Cubukcu und Adil Zozani aus der Türkei eingeladen. Die andere Diskussionsrunde wird auf Deutsch sein und über den gemeinsamen Kampf gegen Rassismus und die Diskussionen für ein Verbot faschistischer Organisationen und Propaganda sein. Hier haben wir ebenfalls bekannte Persönlichkeiten aus der Politik und außerparlamentarischen Bewegungen eingeladen. Diese beiden Konferenzen finden in den Konferenzräumen der Grugahalle statt. Das ist sehr praktisch. Unsere Gäste und Teilnehmer können nach den Diskussionen direkt ab 17 Uhr in die Abendveranstaltung gehen. Zum Kulturprogramm kann ich nur sagen, es werden sicherlich für alle erfüllende Stunden sein. Allein die Kulisse und die Atmosphäre des Programms sind beeindruckend. Das Kulturprogramm ist hochgradig besetzt. Erkan Ogur ist der bekannteste Gitarrenspieler der Türkei. Außerdem ist er mit seinen Konzerten mit Ismail Hakki Demircioglu und dem kurdischen Künstler Mikail Aslan über die Landesgrenzen hinaus bekannt. Die Synthese und Zusammenspiel zwischen klassisch anatolischen Klängen und Liedern und kurdischer Musik, die diese Künstler darbieten, ist einzigartig. Erdal Bayrakoglu mit seiner markanten Stimme und der musikalisch auserlesenen Gruppe und den lebhaften Stücken wird uns genussvolle Minuten bieten. Nicht umsonst wird er als „Pavarotti der Türkei“ bezeichnet. Die Gruppe Bandista wird, wie man so schön sagt, die Bude rocken. Die antifaschistischen, kämpferischen Lieder begeistern vor allem die Jugend. Außerdem werden DIDF-Gruppen, die Jugendgruppe „Yasemen und Deniz“, ein Arbeiterchor aus Bochum und als weiteres Highlight eine 40-köpfige Tanzgruppe aus Mazedonien auftreten. Kurzum: für ein vielfältiges und auserlesenes Programm ist auf jeden Fall gesorgt.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Zum Stichwort „Synthese“: Unter den Gästen sind auch Gewerkschafter, Politiker und Angehörige der Opfer rassistischer Gewalt.    </i></p>
<p>Darauf legen wir auch sehr viel Wert. Die ganze Veranstaltung findet ja auch unter dem Motto: „Fest der Arbeit &#8211; Im 20. Jahr von Solingen und Sivas &#8211; Für Frieden und Solidarität“ statt. Das ist keine Gedenkveranstaltung, vielmehr eine Veranstaltung, die Zeichen setzten will für Frieden und Solidarität und gegen Rassismus. In diesem Zusammenhang haben wir auch Gäste eingeladen. Es werden der ver.di Vorsitzender Frank Bsirske, der Linke-Politiker Oskar Lafontaine, die Abgeordnete der Partei die Linke, Sevim Dagdelen, die Vorsitzende der Partei der Arbeit (EMEP) aus der Türkei, Selma Gürkan, Adil Zozani von der BDP, Reiner Einenkel (Opel Betriebsratvorsitzender), Betriebsräte von Thyssen-Krupp in Duisburg, Betriebsräte von Neupack aus Hamburg und andere Kollegen, die sich im Kampf für ihre Arbeitsplätze und Rechte befinden, kommen.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Wie ist der Stand der Vorbereitungen? </i></p>
<p>So langsam kommen wir in die Endphase. In allen Bereichen und Vereinen unserer Organisationen laufen die Vorbereitungen auf Hochtouren. Bisher haben wir positive Reaktionen bekommen. Außerhalb des Ruhrgebietes wurde bis her in 22 Städten Busse organisiert. Viele kommen auch mit ihren Autos. Auf unserer Internetseite stehen für die Anreise weitere Infos und Kontaktdaten. Die Mobilisierung läuft. Jedes Mitglied, jede Ortsgruppe wird sicherlich alles daran tun, dass wir eine volle Halle haben und dass die Veranstaltung insgesamt erfolgreich wird. Die Jugend hat sich mächtig ins Zeug gelegt, um es in ihrer Sprache zu sagen, haben sie sich „coole Sachen“ überlegt, wie sie dort auftreten wollen und Tausende von Jugendlichen, die da hin kommen, empfangen wollen. Die kommenden Wochen werden für uns sehr lebhaft sein.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><i>Welche politischen Forderungen soll die Veranstaltung betonen?</i></p>
<p>Wir haben zurzeit eine Situation, in der die Menschen mit vielen Tagesproblemen zu kämpfen haben. Sorgen, was die Zukunft betrifft, nehmen auch mit jedem Tag zu. Die Herrschenden reden zum einen, dass die Krise überwunden ist, zum anderen, dass wir vor schwierigen Zeiten stehen. So oder so, immer sollen wir den Gürtel enger schnallen. Die Reichen werden weiterhin reicher, und die Armen ärmer. Die Konzerne machen Rekordgewinne, entlassen aber trotzdem oder wollen durch weitere Deregulierungen der Arbeitsverhältnisse und Lohndumping, den Arbeitern, die den Reichtum erwirtschaften, nichts abgeben. Die letzten Tarifabschlüsse sind wahrlich keine großen Sprünge gewesen. Welche Abschlüsse wir in der Metall- und Elektroindustrie haben werden, werden wir sehen. Die Forderung von 5,5 Prozent mehr Lohn ist wahrlich nicht, wie die Arbeitgeber behaupten, sehr hoch. Es ist ein Unding, was in Opel Bochum passiert. Deswegen haben wir aus kämpfenden Betrieben KollegInnen und Betriebsräte eingeladen. Wir werden gemeinsam ein Zeichen für eine stärkere Solidarität setzen. Solidarität ist heute wichtiger denn je geworden.</p>
<p>Die NSU-Morde und die Verzwickungen stattlicher Organe in dieser Angelegenheit sind erschreckend. 20 Jahre nach Solingen gewinnen der Rassismus und die Spaltung weiter an Boden. Faschistische Gewalt betrifft nicht nur Nichtdeutsche, sondern alle, die in diesem Land leben. Von den über 180 Opfern sind die meisten Deutsche gewesen. Der Kampf gegen Rassismus muss sehr eng mit dem sozialem Kampf gesehen und geführt werden. Dieses wollen wir in unserer Veranstaltung deutlich machen.</p>
<p>Wir wollen auch deutlich machen, dass wir gegen Kriege sind. Und gegen die Einmischung der Imperialisten in die Angelegenheiten anderer Staaten wie Syrien oder Iran. Den Friedensprozess in der Türkei unterstützen wir mit vollem Herzen. Das kurdische Volk muss seine Rechte bekommen. Unsere volle Unterstützung gilt der Demokratiebewegung in der Türkei. Die Ereignisse in der Türkei haben auch, Auswirkungen hier in Deutschland. Nationalistische Kräfte versuchen auch hier, gegen die Demokratiebewegung und den Friedensprozess zu mobilisieren. Auf dieser Veranstaltung werden Tausende Menschen für Frieden und mehr Demokratie in der Türkei stehen.</p>
<p>(<a href="http://www.yenihayat.de">www.yenihayat.de</a>)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>PDF Herunterladen:</p>
<p><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/05/didf_gece_almanca_bildiri.pdf">didf_gece_almanca_bildiri</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=3033</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 MAYIS 2013 &#8211; BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE</title>
		<link>http://didf.de/?p=2992</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2992#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2013 11:25:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2992</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Milyonlarca işçi ve emekçi dünyanın her tarafında 1 Mayıs’ta daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için, baskıya, sömürüye, savaş kışkırtıcılığına ve tehditlerine karşı alanlara çıkarak taleplerini haykıracak. Büyük krizden beş yıl sonra başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın değişik bölgelerinde yeniden kriz belirtileri baş gösteriyor. Krizden çıkamayan Güney Avrupa ülkeleri olduğu gibi henüz krizin [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Milyonlarca işçi ve emekçi dünyanın her tarafında<b> </b>1 Mayıs’ta daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için, baskıya, sömürüye, savaş kışkırtıcılığına ve tehditlerine karşı alanlara çıkarak taleplerini haykıracak.</p>
<p>Büyük krizden beş yıl sonra başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın değişik bölgelerinde yeniden kriz belirtileri baş gösteriyor. Krizden çıkamayan Güney Avrupa ülkeleri olduğu gibi henüz krizin yarattığı tahribatın altından kalkmaya çalışan Doğu Avrupa ülkeleri için yeni bir kriz dalgası bu ülkeleri çok daha büyük yıkımlara sürükleme potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Krizi en az zararla atlatan Almanya ekonomisi yaklaşık bir yıldır neredeyse yerinde sayıyor. 2012 sonunda daralma yaşandı. Otomobil ve makine sektöründe satışlar düşerken inşaat sektöründe ciddi bir daralma gündemde. Eğer yeniden faturanın biz işçi ve emekçilere çıkartılmasını istemiyorsak bugünden harekete geçerek sermaye ve hükümetine karşı taleplerimizi belirlememiz gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>ÜCRETLER ARTMALI – ÇALIŞMA KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİ!</b></p>
<p>2013 milyonlarca emekçi için toplu sözleşme (TİS) yılı olduğu gibi genel seçimlerinde yapılacağı için ‘seçim yılı’ olarak da anılıyor. Değişik işkollarında TİS dönemi sona ererken metal, inşaat, ticaret, temizlik gibi işkollarında henüz daha başlangıç aşamasında.</p>
<p>NRW ve Hamburg eyaletlerinde başta havaalanları olmak üzere değişik dallarda güvenlikten sorumlu emekçiler verdikleri kararlı mücadeleyle ücretlerinin çalıştıkları alanlara göre %10 ila %18 arası artmasını sağladılar. Ücret TİS’lerinin gündemde olduğu bütün işkollarında ücretlerin gerçekten de işçiler için ‘hissedilebilir düzeyde’ artması için mücadelelerin aynı kararlılıkla verilmesi zorunluluktur. Yoksa geçmiş yıllarda olduğu gibi bu kez de enflasyon artışı civarında olan sözde bir ücret artışı ile TİS dönemi geçiştirilecek! Yıllardır gerçek ücretler düşmekte olduğu için bu yıl ücretlerin artması ve yaşam koşullarımızın iyileşmesi için mücadele etmeliyiz.</p>
<p>Aynı zamanda çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi için de mücadele etmeliyiz. Esnek çalışmanın sınırsızlaştırıldığı, sayısız çalışma modelleri altında sömürünün yoğunlaştığı bir süreçten geçmekteyiz. Sermaye ve hükümeti işçi ve emekçileri makinelerin bir parçası olarak görmekteler ve her şeyi üretim ihtiyacına göre planlamaktalar. Oysa biz yaşamak için çalışıyoruz – çalışmak için yaşamıyoruz! Hafta sonları ailemizle, eşimiz dostumuzla olmak istiyoruz; sosyal kültürel ve siyasi aktivitelere zaman ayırmak istiyoruz. Bütün bunların gerçekleşmesi için de sendikalarda, sermayenin ihtiyaçlarını gözeten değil emekçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarını gözeten bir mücadeleci çizginin hakim olması gerekiyor. Bunu sağlayacak olan da yine bizleriz!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!</b></p>
<p>1 Mayıs’ın birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak ortaya çıkmasından bu yana ileri sürülen taleplerin başında ‘eşit işe eşit ücret’ gelmektedir. Bugün sermaye, elindeki bütün olanakları kullanarak işçiler arası rekabeti artırmakta. Aynı fabrikada aynı işi yapan dört işçiye dört farklı ücret ödenmekte ve bu uygulama yasa dışı bile değil! Sermaye yanlısı hükümetlerin yaptıkları yasal düzenlemeler sayesinde kiralık işçilik, işlerin taşeron firmalara devredilmesi bugün geçmişten çok daha kolay yapılabiliyor.</p>
<p>Eşit işe eşit ücretin sağlanması için kiralık işçiliğin ve taşeron firmaların yasaklanması ve bu firmalarda çalışan bütün işçileri kadroya alınmasıyla gerçekleşebilir. Bu nedenle DGB’nin kiralık işçilerle ilgili sözleşmeleri uzatmaması büyük önem arz etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>YAŞASIN İŞÇİLERİN SERMAYEYE KARŞI BİRLİĞİ!</b></p>
<p>Yukarıda ifade ettiğimiz ve edemediğimiz birçok talebin hayat bulması için işçi ve emekçilerin birlikte ve dayanışma içinde mücadele etmeleri şarttır. Bu nedenle 1 Mayıs gösteri ve mitinglerinin de güçlü geçmesi zorunluluktur. Alanlarda hem sermayeye hem de işbirlikçi sendika bürokratlarına karşı taleplerimizi birlikte haykırmalıyız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-         Eşit işe eşit ücret</p>
<p>-         Kiralık ve taşeron işçilik yasaklansın!</p>
<p>DIDF</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/mai2-Kopie02.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2994" alt="mai2 Kopie02" src="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/mai2-Kopie02-150x150.jpg" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2992</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solingen ve Sivas’ın 20. yılında barış ve dayanışma için Emek Şenliği’nde buluşuyoruz</title>
		<link>http://didf.de/?p=3005</link>
		<comments>http://didf.de/?p=3005#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2013 11:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>
		<category><![CDATA[didf]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliami]]></category>
		<category><![CDATA[Solingen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=3005</guid>
		<description><![CDATA[Irkçılığa ve milliyetçiliğe ‘hayır’  demek için&#8230; Solingen ve Sivas’ta işlenen insanlık dışı katliamların üzerinden 20 yıl geçti. Aradan geçen zaman içinde ne Almanya ne de Türkiye’de bu katliamların hesabı sorulmadığı gibi, devleti yönetenler ayrımcı ve milliyetçi politikalara daha da hız vererek, başta emekçiler olmak üzere etnik ve dini farklılıklar üzerinden halkı bölüp kutuplaştırmaya, başka kökenden [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/gece_afis.jpg"><img class="alignleft  wp-image-3024" alt="gece_afis" src="http://didf.de/wp-content/uploads/2013/04/gece_afis.jpg" width="300" height="425" /></a><span style="color: #ff0000;"><b>Irkçılığa ve milliyetçiliğe ‘hayır’  demek için&#8230;</b></span></h2>
<p>Solingen ve Sivas’ta işlenen insanlık dışı katliamların üzerinden 20 yıl geçti. Aradan geçen zaman içinde ne Almanya ne de Türkiye’de bu katliamların hesabı sorulmadığı gibi, devleti yönetenler ayrımcı ve milliyetçi politikalara daha da hız vererek, başta emekçiler olmak üzere etnik ve dini farklılıklar üzerinden halkı bölüp kutuplaştırmaya, başka kökenden gelen insanlara karşı önyargı, güvensizlik ve korkuları kışkırtmaya devam ediyorlar.</p>
<p>Demokratik kamuoyunun tepkilerine, eylemlerine rağmen milliyetçi ve ayrımcı politikalardan vazgeçmeyen devlet yöneticilerinin hazırladığı bu zemin sayesinde, NSU gibi ırkçı örgütler ellerini kollarını sallayarak seri cinayetler işleyebildi, etnik ve dini farklılıkları  ullanan bölücü-ırkçı propagandalara olanak sağlandı.</p>
<p>Emek Şenliği’ni, Türk-Kürt-Alman, Alevi-Sünni, Hıristiyan-Müslüman bütün emekçilerin, ayrımcılığa karşı kardeşlik mesajı vermek; bir daha Sivaslarin, Solingenlerin olmaması; ırkçı örgütlerden ve bunları kullanan siyasi ve resmi makamlardan hesap sorulması çabalarına katkı sunmak ,irkci faşist partilerin yasaklanmasi talebini güçlendirmek için düzenliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><b>Savaşa değil barışa, ekmeğe ihtiyacımız var</b></span></h2>
<p>Dünyayı kendi çıkarları için yöneten, sömüren emperyalist devletler, daha Afganistan’da döktükleri kan kurumadan Ortadoğu’da, Asya’da, Afrika’da binlerce insana hayatı zehir eden müdahalelerde bulunmakta, çatışma ve karışıklıkları kışkırtıp, en modern silahlarla kan dökmeye devem etmekteler.</p>
<p>Ama biz emekçilerin bu savaşlara değil daha fazla ekmeğe, başka devletlerin müdahalesi olmadan özgür-demokratik bir ortamda yaşamaya ihtiyacı var.</p>
<p>Emek Şenliği’ni, işimizden, ekmeğimizden kestiklerini bombaya, mermiye çevirip Ortadoğu halklarını acı ve gözyaşına boğanlara ‘hayır’ demek; barış örgütlerinin çabalarına katkı sunmak; emperyalist ülkelerin Suriye ye müdahale etmesini protesto etmek, barışın türküsünü hep bir ağızdan söylemek için düzenliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kürt halkının barış ve demokrasi özlemine destek olmak için&#8230;</span></h2>
<p>Yıllarca yok sayılan, savaş ve imha politikasına maruz kalan Kürt halkının demokratik taleplerine kavuşması ve kalıcı barışın sağlanmasına, Avrupa’da yaşayan Türk-Kürt-Alevi Sünni her kökenden emekçiler olarak destek sunmak; savaşa ve milliyetçiliğe dayalı politikalarla Türkiye halklarına hayatı zehir etmeye çalışanlara ‘hayır’ demek için buluşuyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><b>İşimizi, ekmeğimizi büyütmek için&#8230;</b></span></h2>
<p>İş güvencesinin yok edildiği, daha az ücretle daha zor şartlarda çalışmamızın istendiği, sosyal haklarımızın her geçen gün kısıtlandığı ve işsizliğin, yoksulluğun büyüdüğü günlerden geçiyoruz.</p>
<p>Bütçe açıkları, devlet borçları, ekonomik durgunluk gibi gerekçeleri öne sürerek, ‘tasarruf paketleri’ adı altında biz emekçilerden kölece şartlara boyun eğmemiz, kemer sıkmamız isteniyor.</p>
<p>Ama büyük şirketler, bankalar devletten destek görmeye, kar rekorları kırmaya devam ediyor.</p>
<p>Haklarımızı koruyabilmenin, emeğimizin hakkını alabilmenin ve çocuklarımıza insanca yaşayabilecek bir gelecek bırakabilmenin yolu alınterimize sahip çıkmaktan, emekçiler olarak gücümüzü birleştirmekten geçiyor.</p>
<p>Emek Şenliği’ni, işi ve ekmeğini büyütmek için mücadele eden emekçilerin, emek örgütlerinin çabalarına ve işçilerin birliğine katkı sunmak için düzenliyoruz.</p>
<p>Irkçılığa, ayrımcılığa ve milliyetçiliğe dur demek, barışı ve emekçilerin birliğini büyütmek; türkülerimizle, şarkılarımızla halaylarımızla kardeşlik mesajı vermek için sizi de Essen’deki şenliğimize davet ediyor, coşkumuzu büyütmeye ve paylaşmaya çağırıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>1 Haziran 2013 Cumartesi</b></p>
<p><b>Saat 16.00</b></p>
<p><b>Essen Gruhahalle</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilgi için:</p>
<p><a href="http://www.didf.de/">www.didf.de</a></p>
<p><a href="mailto:didf@didf.de">didf@didf.de</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tel: 0221-925 54 93</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=3005</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30 Stunden Woche!</title>
		<link>http://didf.de/?p=2988</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2988#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2013 10:28:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Termine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2988</guid>
		<description><![CDATA[Realistisch oder doch nur soziale Träumerei einiger Linke Intelektueller? In einem „Offener Brief“ gerichtet an die breite Öffentlichkeit, aber auch an die Vorstände von Gewerkschaften, Parteien, Sozial- und Umweltverbände und Kirchenleitungen in Deutschland, fordert ein Bündnis von mehr als hundert Wissenschaftlern, Gewerkschaftlern, Politikern und Kirchenvertretern die Arbeitszeit auf eine 30-Stunden- Woche bei vollem Lohnausgleich zur [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2><b style="font-size: 13px;"><i>Realistisch oder doch nur soziale Träumerei einiger Linke Intelektueller?</i></b></h2>
<p>In einem „Offener Brief“ gerichtet an die breite Öffentlichkeit, aber auch an die Vorstände von Gewerkschaften, Parteien, Sozial- und Umweltverbände und Kirchenleitungen in Deutschland, fordert ein Bündnis von mehr als hundert Wissenschaftlern, Gewerkschaftlern, Politikern und Kirchenvertretern die Arbeitszeit auf eine 30-Stunden-</p>
<p>Woche bei vollem Lohnausgleich zur verkürzen.</p>
<p>Wir möchten mit Prof. Dr. Heinz-J. Bontrup, einem der Initiatoren der offenen Brief, dem Kollegen Holger Vermeer (Regionsleiter der IG BAU Rheinland) sowie dem Kollegen Thies Gleiss (Betriebsratsvorsitzender in einem Metallbetrieb) und mit allen interessierten Kolleginnen und Kollegen über diese Thema diskutieren. Moderieren</p>
<p>wird die Veranstaltung Nils Böhlke vom Wirtschafts- und Sozialwissenschaftlichen Institut (WSI) in der Hans-Böckler-Stiftung.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>DISKUSSIONSVERANSTALTUNG:</b></p>
<p><b>Prof. Dr. Heinz-J. Bontrup </b>(Westfälische Hochschule)</p>
<p><b>Holger Vermeer </b>(Regionsleiter der IG BAU Rheinland)</p>
<p><b>Thies Gleiss </b>(BRV, IG Metall Köln)</p>
<p><b>Nils Böhlke </b>(Hans-Böckler-Stiftung/WSI)</p>
<p><b>Wo: </b>DGB Haus,</p>
<p>Hans-Böckler-Platz 1, 50672 Köln</p>
<p><b>Wann: </b>21. April 2013</p>
<p><b>Einlass: </b>14:00 Begin: 15:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2988</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mücadele ve dayanışma güçlendirilmesi</title>
		<link>http://didf.de/?p=2986</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2986#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2013 10:27:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Neues von der DIDF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2986</guid>
		<description><![CDATA[DİDF’e bağlı Almanya’nın güneyindeki şehirlerde faaliyet sürdüren dernekler;  “Almanya ve Avrupa’da işçi sınıfı hareketi, sahip olduğumuz mevziler ve görevlerimiz” başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi. Ulm, Geislingen, Göppingen, Stuttgart, Karlsruhe, Mannheim ve Nürnberg’ten kırktan fazla işyeri işçi ve sendika temsilcisi ile işçilerin katıldığı toplantıda sorular sorulup cevaplar arandı. IG Metall Esslingen binasındaki toplantının açılış konuşmasını gazetemiz Yeni [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>DİDF’e bağlı Almanya’nın güneyindeki şehirlerde faaliyet sürdüren dernekler;  “Almanya ve Avrupa’da işçi sınıfı hareketi, sahip olduğumuz mevziler ve görevlerimiz” başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi. Ulm, Geislingen, Göppingen, Stuttgart, Karlsruhe, Mannheim ve Nürnberg’ten kırktan fazla işyeri işçi ve sendika temsilcisi ile işçilerin katıldığı toplantıda sorular sorulup cevaplar arandı. IG Metall Esslingen binasındaki toplantının açılış konuşmasını gazetemiz Yeni Hayat yazarlarından Serdar Derventli yaptı.</p>
<p>Derventli, “Kapitalizmin kendi işleyiş yasaları gereği zaman zaman kriz sürecine girip daha önceleri normal olan birçok şeyi hemen rafa kaldırabiliyor. Bir yanda muazzam denebilecek üretim ve fazlalık diğer yanda kazanılmış hakların, sosyal hakların bir bir yok edilmesi kriz dönemlerinde daha belirginleşir” diyerek yaptığı konuşmasında Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşanan gelişmelerin de bunu açıkça gösterdiğini söyledi. Başta Kıbrıs olmak üzere, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya’daki işçi-emekçi hareketinin neden geliştiğine dikkat çekti. Almanya&#8217;nın ise sendikaların geri tutumları ve daha önceleri piyasaya sürülen paketlerle krizden en az zararla çıktığını belirtti. “Sermaye ve hükümetleri sorunları kökten çözemediler ve sadece ertelediler. Önümüzdeki süreçte yeni bir öncekinden daha büyük bir kriz durumunun kapının eşiğinde beklediğini unutmayalım” diyerek konuşmasını sürdürdü.</p>
<p>Toplantıda, Avrupa’da hareketin bu kadar yaygın ve kitlesel olmasına rağmen Almanya da neden zayıf olduğu ve kapitalizmde işçilerin korkuları, emek hareketinin zayıflıkları ve nedenleri uzunca tartışıldı. Ancak ne olursa olsun sınıf bilinçli işçinin her koşulda içinde bulunulan dönemin özelliklerini de dikkate alarak mücadelenin geliştirilmesi, dayanışmanın güçlendirilmesi için çaba sarf etmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MÜCADELEYİ İLERLETMEK İÇİN DAHA ÇOK ÇABA</strong></p>
<p>Toplantının ikinci bölümünde, tek tek işyerlerinin durumu ve örgütlü işçilerin sahip olduğu mevziler üzerinde duruldu. Bir sendika temsilcisinin “işçiler arasında işini kaybetme korkusu var” vurgusuna birçok kişi de, “tabii ki olacaktır” diyerek bunun aşılmaz olmadığına dikkat çeken konuşmalar yaptılar. Bir başka işyeri temsilcisi de sendikacıların vurdumduymaz tutumlarından dolayı işçilerin giderek sendikalara güvenmediğini anlattı. VMF İşyeri İşçi Temsilcisi Hüseyin Öncü ise kendi işyerlerindeki gelişmeleri ve atılacak her adımda işçilere danışılmasının ve işçilerin kendi gelecekleri için birleşmesinin altını çizdi.</p>
<p>Porsche’den katılan bir işçi de sendikalardan şikâyet etmek yerine işçileri bilinçlendirmenin ve sendikaya sahip çıkmanın önemini vurguladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1 MAYIS’A GÜÇLÜ KATILIM  ÇAĞRISI</strong></p>
<p>Kırkın üzerinde işçinin katıldığı toplantı baştan sona tartışmalı ve canlı geçti. Katılımcılar kendi önlerine yeni yeni görev ve sorumluluklar koydular. Toplantının bitimine doğru ise yaklaşan 1 Mayıs gündeme alındı.</p>
<p>1 Mayıs gösteri ve mitinglerine güçlü katılımı sağlamak içinr çalışmalara şimdiden başlanılması gerektiğine vurgu yapılan konuşmalarda, eetal işkolunda devam eden TİS görüşmelerinin yanı sıra kiralık işçilerle ilgili taleplerin gündeme getirilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p>Toplantıda ayrıca önümüzdeki dönem güney bölgesi otomobil sektörü işçilerinin katılacağı özel bir toplantı yapma kararı da alındı.</p>
<p>(<a href="http://www.yenihayat.de">www.yenihayat.de</a>)</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2986</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NSU-Mordserie Transparenz und eine  lückenlose Aufklärung</title>
		<link>http://didf.de/?p=2981</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2981#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2013 09:07:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pressemitteilungen und Flyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2981</guid>
		<description><![CDATA[Sieben Jahre lang konnten Nazis unter den Augen der Sicherheitsbehörden morden. Nach dem Nagelbombenanschlag in Köln, schloss der damalige Bundesinnenminister Schilly als Erstes die Möglichkeit eines neofaschistischen Hintergrundes aus. Damit lenkte er das Augenmerk der Untersuchungen. Aus Opfern wurden Täter gemacht. In den Medien wurde der Begriff „Döner-Morde“ geprägt und die Sonderkommission gab sich den [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Sieben Jahre lang konnten Nazis unter den Augen der Sicherheitsbehörden morden. Nach dem Nagelbombenanschlag in Köln, schloss der damalige Bundesinnenminister Schilly als Erstes die Möglichkeit eines neofaschistischen Hintergrundes aus. Damit lenkte er das Augenmerk der Untersuchungen. Aus Opfern wurden Täter gemacht. In den Medien wurde der Begriff „Döner-Morde“ geprägt und die Sonderkommission gab sich den Namen „Bosporus“. Durch die rassistischen Ermittlungen der Sicherheitsbehörden wurden Familien, Verwandte und persönliches Umfeld der Opfer über Jahre überwacht und akribisch durchleuchtet. Dabei ist nicht zuletzt durch die die Untersuchungen im NSU Untersuchungsausschuss des Bundestages bekannt, dass diese Taten hätten verhindert werden können.</p>
<p><strong>Transparenz und eine lückenlose Aufklärung</strong><br />
Die Brutalität und die Menschenverachtung, die aus den Taten der NSU sprechen, sind erschütternd. Zehn Menschen wurden ermordet und zwei Sprengstoffanschläge verübt. Viele fragen sich heute, wie es dazu kommen konnte, ohne dass Polizei und Behörden etwas mitbekommen haben sollen.<br />
Seit Bekanntwerden der Mordserie offenbart sich eine erschreckende Politik der Verschleierung: Vernichtete und verheimlichte Akten, konsequentes Vertuschen und Lügen. Dabei ist inzwischen bekannt, dass an verschiedenen Tatorten V-Männer des Verfassungsschutzes und auch Polizeibeamte anwesend waren.<br />
Bislang kam es lediglich zu einigen wenigen und viel zu späten Rücktritten von Verantwortlichen. Damit nicht genug, findet dieser Mammutprozess in einem viel zu kleinen Gerichtssaal statt. Mit jedem Tag schwindet die Hoffnung, dass zumindest das Gerichtsverfahren alles aufklären könnte.<br />
Doch lückenlose Aufklärung und Transparenz sind unumgänglich. Insbesondere die Rolle von Geheimdiensten und Polizei müssen aufgeklärt werden</p>
<p><strong>V-Leute abziehen Nazi Parteien und Organisationen verbieten</strong><br />
Mit der NSU-Mordserie sind auch eine Reihe von Fragen zur Rolle der Geheimdienste aufgekommen. Verantwortliche Mitarbeiter des Verfassungsschutzes und Politiker reden von einer Reihe vereinzelter Pannen. Längst ist es kein Geheimnis mehr, dass durch die V-Leute Nazistrukturen aufgebaut wurden. Diese müssen sofort abgezogen und Nazi-Parteien und Organisationen verboten werden. Zwar ist ein NPD-Verbot nicht die Lösung im Kampf gegen den Faschismus, aber es wäre immerhin ein Zeichen dafür, dass dieses Gedankengut eben keine „Meinung“ ist wie jede andere.</p>
<p><strong>Nazis richten sich nicht nur gegen Migrantinnen und Migranten</strong><br />
Die Zahl der Menschen, die durch rechten Terror in Deutschland seit 1990 ihr Leben ließen, wird derzeit auf über 150 geschätzt. Dabei ist deutlich, dass ein Großteil der Opfer Deutsche sind. Viele von ihnen waren Obdachlose, Homosexuelle, Linksgesinnte aber auch Polizeibeamte. Auch deshalb ist klar, dass der Kampf gegen Rechts ein gemeinsamer Kampf ist.<br />
Die Relativierung neofaschistischer Gewalt muss ein Ende haben.<br />
Für Rechte ist Gewalt nicht nur Mittel, sie ist Charakter ihrer politischen Arbeit. Allein schon aus diesem Grund ist die Bundesregierung aufgefordert, die von Christina Schröder vorgenommene Kürzung der Mittel zur Bekämpfung der Neonazis zurückzunehmen.<br />
Faschismus ist keine Meinung, sondern ein Verbrechen.<br />
Der Kampf gegen Rassismus und Faschismus kann nur ein gemeinsamer Kampf sein. Neonazis den Nährboden für ihre menschenverachtende Ideologie zu nehmen heißt diskriminierende Gesetze zurückzunehmen und allen gleiche soziale und juristische Rechte zu gewähren.</p>
<p><strong>V.i.S.d.P.: Özlem Alev Demirel., Genovevastr.8, 51065 Köln</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2981</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Münih ırkçılara ‘Hayır’ dedi</title>
		<link>http://didf.de/?p=2977</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2977#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2013 09:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2977</guid>
		<description><![CDATA[Almanya&#8217;da günlerdir gözler Münih’te yapılacak NSU davasında. 17 Nisan’da görülecek NSU davasında Türkçe basınına eyalet mahkemesince yer verilmemişti. Mahkeme ve basın el ele bu durumu günlerdir tartışırken ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı olanlar 13 Nisan kitlesel bir yürüyüş düzenlediler. Antifaşist örgütler başta olmak üzere, Bavyera’daki ver.di sendikası, Sol Parti, Münih Yeşiller, Attac, SPD gençlik örgütü, [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya&#8217;da günlerdir gözler Münih’te yapılacak NSU davasında. 17 Nisan’da görülecek NSU davasında Türkçe basınına eyalet mahkemesince yer verilmemişti. Mahkeme ve basın el ele bu durumu günlerdir tartışırken ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı olanlar 13 Nisan kitlesel bir yürüyüş düzenlediler.</p>
<p>Antifaşist örgütler başta olmak üzere, Bavyera’daki ver.di sendikası, Sol Parti, Münih Yeşiller, Attac, SPD gençlik örgütü, Almanya Komünist Partisi, Yabancılar Meclisi ve DİDF’in aralarında olduğu çok sayıda örgütün yürüyüşün çağrıcıları arasında yer aldılar. Yürüyüşte olağan üstü tedbir alan Münih polisi daha önceki eylemlerde görülen provokatör tutumundan uzak bu kez sadece kameralarla izlemekle yetindi. Saat  13.00’te Karlsplatz doldu taştı. Sahneden alanda 6 binden fazla insanın eyleme katıldığının açıklanması alkışlarla karşılandı. Alanda Alman emekçilerinin, gençlerinin ağırlıkta olması en dikkat çekici olanıydı.</p>
<p>Yürüyüşün başlama saatinde polis keyfi olarak sığınmacı bir kişiyi gözaltına aldı. Kürsüden “Arkadaşımız serbest bırakılıncaya kadar burada bekleyeceğiz” sözleri sloganlarla desteklendi. Kısa bir süre sonra polis gözaltına aldığı eylemciyi bırakmak zorunda kaldı.</p>
<p>Yürüyüş &#8216;Nazi terörüne, toplumsal ve devlet ırkçılığına karşı – istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Teşkilatı kapatılsın” pankartı arkasında başladı. Nazilerin katlettikleri insanların isimlerini dövizlere yazarak taşıyanlar en önlerdeydiler. Irkçıların ve Nazilerin her saldırılarında harekete geçen antifaşist gençler bir kez daha yürüyorlardı. “Naziler defolsun”, “NPD yasaklansın”, “faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın Uluslararası Dayanışma” en çok haykırılan sloganlar oldu.</p>
<p>DİDF üyeleri; “Tüm faşist partiler kapatılsın- Faşist propaganda yasaklansın” Almanca pankartları ile yürüyüşte yerlerini aldılar. Yürüyüş güzergahı Türkiyeli esnafın yoğun olarak bulunduğu bölgede geçmesine rağmen Türkiyeliler yürüyüşü izlemekle yetindiler. Kitle Oktoborfest (Ekim Festivali) alanı önüne geldiğinde burada kısa konuşmalar yapıldı. 1980 yılında Neonaziler tarafından katledilen 13 kişi anılarak ırkçılara lanetler yağdı.</p>
<p>Son yıllarda işlenen Neonazi cinayetleri, bu yıl Solingen katliamının 20.yılı olmasıda yürüyüşte dikkat çekilen konulardan oldu. Yürüyüş komitesi, cami, kilise, yabancılar meclisi adına konuşmalar yapılarak ırkçılık kınandı. Kimilerin 7 bin, kimilerin ise 10 bin dediği ve Münih’te son yıllardaki en kitlesel anti-faşist yürüyüşü dediği eylem daha sonra olaysız bir şekilde sona erdi.</p>
<p>(<a href="http://www.yenihayat.de">www.yenihayat.de</a>)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2977</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Privatvermögen und Managerdebatten</title>
		<link>http://didf.de/?p=2966</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2966#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2013 09:27:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Neues von der DIDF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2966</guid>
		<description><![CDATA[Özlem Alev Demirel * Das „Ja“ der Schweizer zur Begrenzung der Managergehälter im März hat auch in Deutschland eine Debatte darüber ausgelöst, was gerecht ist und wie unverschämt die Selbstbedienungsmentalität der Manager in den Betrieben sei. Das konkrete Ergebnis des Volksentscheides ist, dass anstelle der Aufsichtsräte nun die Aktionäre direkt und jährlich über die Vergütung [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özlem Alev Demirel *</strong></p>
<p>Das „Ja“ der Schweizer zur Begrenzung der Managergehälter im März hat auch in Deutschland eine Debatte darüber ausgelöst, was gerecht ist und wie unverschämt die Selbstbedienungsmentalität der Manager in den Betrieben sei. Das konkrete Ergebnis des Volksentscheides ist, dass anstelle der Aufsichtsräte nun die Aktionäre direkt und jährlich über die Vergütung der Manager entscheiden. Zudem sollen Antritts- und Abgangszahlungen verboten werden. Auch Prämien bei Firmenkäufen oder -verkäufen soll es nicht mehr geben. Verstöße gegen entsprechende gesetzliche Regelungen könnten mit bis zu drei Jahren Gefängnis und hohen Geldbußen bestraft werden.</p>
<p>Die Empörung über die immensen Managergehälter ist groß. So ist beispielsweise Martin Winterkorn (VW Chef) der bestbezahlte Manager in Deutschland und hat allein im Jahre 2011 17 Mio. Euro bekommen. Abgesehen davon, dass er diese Summen niemals sinnvoll ausgeben kann, ist es geradezu pervers, dass auf der anderen Seite bei Hartz IV-Betroffenen um jeden Cent gerungen werden muss. Daher ist die Empörung in jedem Fall verständlich und angebracht.</p>
<p>Allerdings muss auch darauf hingewiesen werden, dass die größten Summen nicht bei den Managern ankommen, sondern bei den Besitzern der Unternehmen. Die Rendite von Großaktionären übertrifft die Managergehälter bei weitem. Der private Reichtum der 0,1 Prozent der Bevölkerung, die mehr haben, als die untersten 80 Prozent zusammen, wird leider so gut wie gar nicht gesellschaftlich diskutiert. Die Aktienbesitzer erhalten ein vollkommen leistungsloses Einkommen, welches alle Arbeitseinkommen weit übersteigt. Diese Debatte ist eigentlich noch viel dringender, als die Debatte über Managergehälter.</p>
<p>Hier sind nämlich auch die wirklichen Profiteure des Wirtschaftswachstums und der beachtlichen Produktivitätssteigerungen der letzten Jahre. Konzerne meldeten immer neue Rekordgewinne und erst in diesem Strudel erreichten Manager-Bezüge schwindelerregende Höhen. Möglich wurde dies nur dadurch, dass die Reallöhne der normalen Beschäftigten in Deutschland auf der anderen Seit sanken.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Während also auf der einen Seite Managergehälter horrend gestiegen sind, hat auf der anderen Seite die Armut in Deutschland dramatisch zugenommen. Jeder Siebte gilt in Deutschland als armutsgefährdet. Anders als noch vor 15 Jahren ist Armut trotz Arbeit kein</p>
<p>seltener Ausnahmefall mehr: fast 1,4 Millionen Menschen müssen ergänzend mit ALG II-Leistungen aufstocken, weil der Lohn noch unter dem Existenzminimum liegt.</p>
<p>Fast jeder vierte Beschäftige arbeitet für einen Niedriglohn von weniger als 9,15 €/Brutto.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kurz gesagt die Schere zwischen arm und reich klafft immer weiter auseinander. Auch aus diesem Grund hatte sich im vergangenen Jahr, das Bündnis für Umfairteilen zusammengefunden und tritt für die stärkere Besteuerung von Reichtum ein, um soziale Investitionen zu finanzieren. Am 13. April gibt es nun einen bundesweiten dezentralen Aktionstag zum Thema in über 50 Städten in Deutschland. Und diese müssen gestärkt werden.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>* Bundesvorsitzende der Föderation der Demokratischen Arbeitervereine (DIDF)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2966</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adil Paylaşım için alanlara</title>
		<link>http://didf.de/?p=2962</link>
		<comments>http://didf.de/?p=2962#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2013 09:24:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktuell]]></category>
		<category><![CDATA[Allgemein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://didf.de/?p=2962</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’da ilk olarak geçen yıl “Adil Paylaşım-Zenginlik Vergilendirilsin” adı altında bir araya gelen çok sayıda sosyal kuruluş, sendika, küreselleşme karşıtı hareket ve göçmen örgütü bir kez daha sokağa çıkıyor. 13 Nisan’ı “Eylem Günü” ilan eden örgütler, herkesi işsizliğe, yoksulluğa ve gelir adaletsizliğine karşı sokağa çıkarak seslerini yükseltmeye çağırdı. Aralarında ATTAC, Ver.di Sendikası’nın yanı sıra DİDF, [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="font-size: 13px;">Almanya’da ilk olarak geçen yıl “Adil Paylaşım-Zenginlik Vergilendirilsin” adı altında bir araya gelen çok sayıda sosyal kuruluş, sendika, küreselleşme karşıtı hareket ve göçmen örgütü bir kez daha sokağa çıkıyor. 13 Nisan’ı “Eylem Günü” ilan eden örgütler, herkesi işsizliğe, yoksulluğa ve gelir adaletsizliğine karşı sokağa çıkarak seslerini yükseltmeye çağırdı.</span></h1>
<p>Aralarında ATTAC, Ver.di Sendikası’nın yanı sıra DİDF, Göçmen Kadınlar Birliği ve AABF’nin de olduğu göçmen örgütleri tarafından yapılan açıklamada, son günlerde zenginlerin kaçırdığı milyarlarca verginin gündemde olduğu ifade edilerek eylem birliğinin ortaya çıkmasının önemli olduğuna dikkat çekildi. Tüm emekçi ve gençlere düzenlenen etkinlik ve eylemlere katılarak dayanışma ve mücadeleyi güçlendirme çağrısı yapıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>80 KENTTE EYLEM VAR</strong></p>
<p>İnisiyatif temsilcileri tarafından yapılan açıklamaya göre, 13 Nisan’da başta büyük kentler olmak üzere 80 değişik kent ve kasabada “Adil Paylaşım” gösterileri düzenlenecek.</p>
<p>Eylemler sırasında zenginlerin vergi kaçırmak amacıyla servetlerini yurtdışına kaçırmalarının yanı sıra mali piyasaların daha fazla denetlenmesi gündeme alınacak.</p>
<p>Ayrıca zenginlerden daha fazla vergi alınması da eylem birliğinin önemli talepleri arasında bulunuyor.</p>
<p>29 Eylül’de inisiyatif tarafından Almanya’nın 5 kentinde yapılan gösterilere binlerce kişi katılmıştı. Gelir adaletsizliğine dikkat çekmek üzere önümüzdeki genel seçimlere kadar değişik eylem ve etkinlikler düzenlenmeye devam edilecek.</p>
<p>13 Nisan’da yapılacak eylemlerle ilgili olarak daha fazla bilgi için: <a href="http://umfairteilen.de/start/home/alle-termine/">http://umfairteilen.de/start/home/alle-termine/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://didf.de/?feed=rss2&#038;p=2962</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
